Gönderen:
Site Yönetimi
Eklenme: 09 Ekim 2009
Kilimanjaro’yu popüler bir dağ olması ve Ernest Hemingway’in
Kilimanjaro’nun Karları kitabı nedeniyle ÖNEMSEMİŞTİM. 29 Ağustos-9
Eylül tarihlerinde tırmanışı gerçekleştırdik.
Yanımda ODTÜ
Dağcılık ve Kış Sporları Antrenörü Arkadaşım Nevzat Öntaş ve Yerli
Mihmandarlarımız Ernest Minja ve David Moshi vardı.
Bilhassa NevzatÖntaş’ın destek ve deneyimleriyle Kilimanjaro Tırmanışımı gerçekleştirdim.
ZORLU BİR ETAP OLDU
Kilimanjaro zirve tırmanışının ağırlıklı olarak patikalardan, kolay
rotalardan
oluştuğu söyleniyordu ama özellikle görme engelli bir tırmanıcı olarak
öyle olmadığını anladım. 3 bin 950 metredeki Barranco kampı ile son
kamp yeri olan 4 bin 600 metredeki Barafu etabının çok riskli bir etap
olduğunu gördük. Bu kayalık alanda 9 saatlik tırmanış ve iniş yaptık.
Bu etap beni bir hayli zorladı bize daha önceden söylendiği gibi
değildi.
Hiç dinlenemeden aynı gece yarısı saat 12’de
zirve yönünde yola çıktık. Dinlenememekten, yüksek irtifa ve çok sert
esen rüzgardan kaynaklı bazı sağlık problemlerim oldu. Fakat buna
rağmen devam etmeyi tercih ettim.
RİSK ALIYORUM 
Özellikle 5bin metrenin üzerine çıktığımızda sağlık problemlerim biraz
daha arttı. Yine de zirveye ulaşabileceğime inanıyordum. Zirvenin hemen
eşiğine gelmişken geri dönmek istemedim. Nihayet 5 Eylül sabahı 08.05
sıralarında zirveye ulaştık. Rüzgar daha da artmıştı, o bölgedeki
buzulların etkisiyle soğuk daha da artmıştı. Hemen fotoğraflarımızı
çekip, görüntü alıp dönüşe geçtik. Ben aşağı indikçe toparladım.
Son kamp yerimiz olan 4 bin 600 metredeki Barafu kampından ayrılıp 5
bin 895 metre olan Kilimanjaro Zirvesi’ne tırmanıp, tekrar Barafu
kampına dönmemiz 12 saati buldu. Görme engelli Bir Tırmanıcı olarak
Benim için çok ciddi bir etaptı. Barafu kampına vardıktan sonra 3-4
saatlik dinlenmenin ardından kendime geldim.
ÇAN SESİ YİNE REHBERİM
ODTÜ yıllarımda deneme yanılma ile bulduğum çan sesini izleme tekniğimi
kullandım Kilimanjaro'da... Önümdeki arkadaşım David Moshi taşıdı
çanımı. O pirinç çanı Kilimanjaro'da da takip ettim... ona konsantre
oldum.
Bilhassa Üçüncü Kamp yerimiz olan Barafu'dan sonra
tırmanmayı gerektiren kaya etaplarında batonlarımı bırakıyor, kas gücüm
ile tırmanıyordum...
Zaman zaman çevremi anlattirdim, çevreme
ilişkin bir takım fotoğrafları oluşturmaya çalıştım. Gerçekte işin
sırrı konsantre olmamda, önümde giden ekip arkadaşımın çaldığı çan
sesine adapte olmam dışında bir miktarda zihin fotoğraflarımla
destekleyebilirsem herhangi bir şey olmadan devam ediyorum.
Kaya tırmanışları gerektiğinde de yukarıdan emniyetimi alıyorlar. Ben
diğer tırmanıcıların yaptığı gibi emniyetle desteklenmiş bir şekilde
kas gücümle tırmanıp kayaları çıkabiliyorum.
İMKANSIZLIK YÜZÜNDEN HASTALANDIM
Tırmanışa hazırlanırken, aerobik kapasiteyi arttırmak için uzun koşular
yapmak gerekiyordu. Ben bu uzun koşuları hakkıyla yerine getirdim.
Türkiye’de bahar döneminde üç tane yarı maratona Antalya, Tarsus ve
Bursa Tarihi Kent Maratonları’na katıldım. Her hafta ortalama 45-50
kilometre koşarak bunu gerçekleştirdim.
Bunlar aerobik kapasitemi
oluşturmak anlamında destekleyici şeylerdi. Ancak bir şeyi ihmal ettik.
O da olanak yetersizliğinden yüksek irtifaya hazırlık anlamında
3500-4000 metrede kamp atmam gerekiyordu. Kamp atamadık, olanaklar
itibariyle hayli amatör olanaklarla gittik. Yüksek irtifaya hazırlık
anlamında kamp atamadığım için sağlık sorunlarımın oluştuğunu
düşünüyorum.
YÜREĞİNDE HİSSETMEK BAŞARIYI GETİRİYOR
Yaşamısevdikten sonra, yaşamı sevecek bir yüreğe sahip olduktan sonra, emek de verdikten sonra pek çok şeyin başarılabileceğini anlatmak istedim böylece.
N. Turhan
09:06 03.10.2008
